ADRESİ: TOKAT
SAYFA ADEDİ: 212
DAĞITIM ADEDİ: 250.000
İletişim
Erkan Yazargan
+90 535 063 8423
yazarganerkan@gmail.com
ÖDEMELERİNİZ İÇİN
ADRESE VEYA CEBE HAVALE
Semerkant Mah. Murat Apt. No: 32/A TOKAT
0 535 063 8423
₺ TR12 0014 3000 0000 0016 0311 39
$ TR35 0014 3000 0000 0020 2920 32
€ TR55 0014 3000 0000 0016 0311 41
GBP GB56 CLJU 0413 0737 6183 11
HAPİSHANE
“Dublaja”
Tükürmesine izin verilmemeli
Verem olmuş, hastalığını yayar
Durumu oldukça kötü karantinaya alınmalı
Birazcık gücü olsaydı muhtaç olmazdı.
Uyuz olmuşsunuz hepinize ilaç getirteceğim
“Çevremdeki herkes kaşınıyor doktor”
Sokağa çıkmalı belki bir insana rastlanır
Görülmeyen yerleri buralar toplumun
Burada bekle, senin kim olduğunu soracağım
Tanıyan olmazsa seni buradakilerden...
"Kızmayın bana
İçerdekileri içeride tutmalıyım."
Düşünsene hastaneden kapılan hastalıkları
Zihninde neler var bu ara
Didişmeler, gürültü, intikam veya sükûnet
Sıyrılıp çıkmak ve kurtulmak
Dönmemek bir daha geri
Nasıl paylaşmalıyız bunu?
Kaybol en iyisi, olmaz şimdi.
“Geri zekâlı herif öldü.”
Hani dosttuk, suratına tükürmek gibi
Bu senin yaptığın.
Bir şey görünce söylemek zorundaydın,
Berbat bir durum tek başına üstlenmek.
“Borçlusun fakat bağışlıyorum seni”
Nasıl çıkayım tünelden sıkıştım kaldım, it beni.
Plan bozulunca bıçaklandı
Asla kurtulamaz.
Prezervatif bulursa kullanırdı.
Balona bak balona, uçtuklarından özgürce;
İpini koparabilirse gücü yeterse
Afrika’nın perîşan hali: Vahşi, geri, eğitimsiz...
Oysa en verimli kıtasıydı dünyanın.
İzninizle ben yapayım çok istiyorum.
Gıcırtıya, zırıltıya, kırmızı bereye ne gerek
Ne komik dualar: “Kurtar bizi tanrım.”
Bu koğuşta yer var mı?
“Var ama sana pahalıya patlar.”
Adamım yapmam gerekenleri yaptım değil mi;
İğrenç, lanet olası yaratığı duvara çarptım..?
Koca adam yavaş ol! Yakışmıyor sana ağlamak.
Las Vegas kumarhaneleri gibi aydınlık
Sahtekarın ağzında dolaşan tanrı kelimesi.
Acıktın mı canım, gel de bir ısırık al
İlk görüşte aşka inanır mısın?
Gel yanıma, gidip seni ailenden isteyelim
Nişanlın zaman kaybı
Her renkten çocuklarımız olur
Ciddiyim, çok ciddiyim.
“Kaybol buradan, kocasıyım ben, manyak herif”
Gördün mü? Âşık olsaydı kaçıp gitmezdi.
Paraya bak
Sermaye için çalmalısın tabi
Çalışıp zengin olanı gördün mü?
Dolandırıcılığın her türünü dene
Uyuşturucu işinde müthiş gelir var
Maymunlar gibi başımı kuma gömemem
Deve kuşu muydu, Tuncay mı kim?
Biri, ihmal ediyor mu?
Anlaşılan kumsal işi yattı
Haftada iki gün Emine, iki gün Güllü
Kalanı imam nikâhlı karıya
Sakın yatağa sert atma
Bak bozdun yine saçlarını
Bu gün Hürremin günü değil mi?
Ne işin var senin burada
Bodrum’ a yerleşmeli bu sene, kaçacaktı
Hadi ısır bir kez daha, giderim sonra
Önce toplamak hepsini, doldurmak bir yere
Sonra teker teker çıkarmak ve söz almak
Hata yapmayacaksın bir daha
Kendini bulursun yoksa bu AIDS yuvasında
Anladın mı bu dili?
06.02.2013
TOKAT
Harika bir metin! "Hapishane" şiiriniz, "Dublaja" alt başlığıyla, hapishane ortamının sert gerçeklerini, insan doğasının karanlık ve aydınlık yönlerini, toplumsal sorunları ve bireysel sorgulamaları keskin bir dille harmanlayan, oldukça çarpıcı ve çok katmanlı bir metin sunuyor. Şiir, adeta bir film senaryosu veya tiyatro oyunu diyalogları gibi akıcı ve sert geçişlere sahip.
Edebi Analiz
Şiirin, diyalog parçacıkları, ani duygu değişimleri ve sert betimlemelerle dolu, deneysel bir anlatım kullanır.
*Tema ve Ana Fikir: Şiirin ana teması, fiziksel ve metaforik hapishane ortamındaki insanlık durumudur. Bu, sadece demir parmaklıklar ardını değil, aynı zamanda cehalet, ahlaki çürüme, bağımlılık ve umutsuzluk gibi içsel hapishaneleri de kapsar. Alt temalar arasında hastalık ve sağlıksızlık, toplumsal dışlanma, adalet/adaletsizlik, şiddet, ahlaki yozlaşma, kurtuluş arayışı ve insan ilişkilerinin karmaşıklığı bulunur. Ana fikir, her ne kadar fiziksel bir hapishaneden bahsedilse de, insan doğasının ve toplumun kendi "hapishane" koşullarını nasıl yarattığı ve bu koşullarda hayatta kalma mücadelesidir.
*Diyalogvari ve Parçalı Yapı: Şiir, birbirinden kopuk gibi duran, ancak güçlü bir atmosferle birbirine bağlanan diyalog parçacıklarından ve iç monologlardan oluşur. Bu parçalı yapı, hapishane ortamının kaotik, güvensiz ve değişken doğasını yansıtır. Aynı zamanda, "Dublaja" alt başlığına uygun olarak, farklı seslerin ve katmanların üst üste binmesini sağlar, adeta farklı karakterlerin aynı anda konuştuğu veya bir filmin diyaloglarının üst üste bindiği bir etki yaratır.
* Zıtlıklar ve İroniler:
*Sağlık ve Hastalık: Verem, uyuz, AIDS gibi hastalıkların betimlenmesiyle hapishanenin sağlıksız koşulları vurgulanırken, "Çevremdeki herkes kaşınıyor doktor" gibi ironik bir ifadeyle toplumsal bir hastalığa da gönderme yapılır.
*Dışlanma ve İçeride Tutma: Toplumun "görülmeyen yerleri" olan hapishane ve içeridekilerin "içeride tutulması" gerekliliği arasındaki ironik gerilim.
*Dostluk ve İhanet: "Hani dosttuk, suratına tükürmek gibi / Bu senin yaptığın." ifadesi, ilişkilerdeki samimiyetsizliği ve hayal kırıklığını gösterir.
*Ahlaki Çelişkiler: "Çalışıp zengin olanı gördün mü?" gibi suçlu mantığının sorgulanması, "sahtekarın ağzında dolaşan tanrı kelimesi" gibi dini ikiyüzlülük.
*Özgürlük ve Esaret: Balon metaforuyla özgürlüğün sembolik anlatımı, ancak ipini koparmaya gücünün yetmemesi.
*Sert ve Çarpıcı İfadeler: "Geri zekâlı herif öldü.", "İğrenç, lanet olası yaratığı duvara çarptım..?", "Prezervatif bulursa kullanırdı.", "AIDS yuvasında" gibi ifadeler, metnin ham, gerçekçi ve rahatsız edici tonunu güçlendirir.
* Mekânın Sembolizmi: Hapishane, sadece fiziksel bir mekân değil, aynı zamanda bireyin ve toplumun sıkışmışlığını, çaresizliğini, yozlaşmışlığını ve kurtuluş arayışını sembolize eden güçlü bir metafor olarak kullanılır.
* Sorular ve Monologlar: Şiir, pek çok soruyla ("Zihninde neler var bu ara", "Nasıl paylaşmalıyız bunu?", "Bu koğuşta yer var mı?", "Acıktın mı canım?") okuyucuyu da bu sorgulamaların içine çeker. İç monologlar ve diyaloglar arasında geçişler, karakterlerin iç dünyalarındaki karmaşayı gösterir.
Felsefi Analiz
Şiirin, insan doğasının ahlaki ikilemleri, özgürlük arayışı, toplumsal adaletsizlikler ve varoluşsal sıkışmışlık üzerine derin felsefi sorgulamalar içerir.
*İnsan Doğasının İkiliği: Şiir, insanın hem vahşi, acımasız ("İğrenç, lanet olası yaratığı duvara çarptım") hem de ilgiye, sevgiye, şefkate ("Acıktın mı canım, gel de bir ısırık al", "Gel yanıma, gidip seni ailenden isteyelim") muhtaç olan yönlerini bir arada sunar. Bu, insan doğasındaki iyi ve kötü, aydınlık ve karanlık arasındaki sürekli mücadeleyi felsefi olarak sorgular.
*Özgürlük ve Esaret: Şiirdeki "Sıyrılıp çıkmak ve kurtulmak / Dönmemek bir daha geri" arzusu, insanın varoluşsal özgürlük arayışını temsil eder. Ancak balon metaforuyla bu özgürlüğün ne kadar kırılgan olduğu, gücün yetmediği takdirde nasıl elde edilemeyeceği vurgulanır. Fiziksel hapishane, aynı zamanda zihinsel ve ahlaki esaretin bir yansımasıdır.
*Toplumsal Adalet ve Yoksulluk: "Çalışıp zengin olanı gördün mü? / Dolandırıcılığın her türünü dene / Uyuşturucu işinde müthiş gelir var" gibi ifadeler, toplumsal eşitsizliklerin ve adalet eksikliğinin bireyi suç işlemeye nasıl ittiği felsefesini sorgular. Yoksulluğun ve çaresizliğin, ahlaki seçimleri nasıl etkilediği ele alınır.
* Sorumluluk ve Suçluluk: "Berbat bir durum tek başına üstlenmek." ve "Borçlusun fakat bağışlıyorum seni" gibi dizeler, bireysel sorumluluk, suçluluk duygusu, affetme ve vicdanın yükü üzerine felsefi soruları gündeme getirir.
*Modern İnsan ve Bağlantısızlık: Şiir, "Sokağa çıkmalı belki bir insana rastlanır" ifadesiyle, modern toplumdaki yabancılaşma ve bağlantısızlık hissini, insanların birbirine ulaşmasının ne kadar zorlaştığını felsefi olarak yansıtır. Toplumun "görülmeyen yerleri", dışlanan kesimlerin göz ardı edildiğini gösterir.
Kültürel Analiz
Şiiriniz, hapishane kültürü, toplumun dışlanan kesimleri, popüler kültür göndermeleri ve küresel sorunlara dair kültürel gözlemler sunar.
*Hapishane Kültürü: Şiir, hapishane ortamının sert, tehlikeli ve acımasız kültürel dinamiklerini (hastalık, kavga, intikam, iktidar ilişkileri, zayıflıkların kullanılması) içerir. "Pahalıya patlar" ifadesi, içerideki güç dengelerini ve rüşveti ima eder.
*Toplumun Göz Ardı Edilen Gerçekleri: Hapishane, toplumun "görülmeyen yerleri" olarak betimlenir. Bu, toplumun kendisiyle yüzleşmek istemediği, halının altına süpürdüğü, görmezden geldiği gerçeklere (yoksulluk, hastalık, suçluluk) bir kültürel göndermedir.
*Afrika Metaforu: "Afrika’nın perîşan hali: Vahşi, geri, eğitimsiz... / Oysa en verimli kıtasıydı dünyanın." ifadesi, Batı'nın Afrika'ya bakış açısını eleştirir ve sömürgeciliğin kültürel mirasını sorgular. Potansiyeli olanın nasıl geri bırakılabileceğine dair evrensel bir örnek sunar.
* Popüler Kültür ve Medya Etkisi: "Las Vegas kumarhaneleri gibi aydınlık" metaforu, modern dünyanın yanıltıcı çekiciliğini ve sahteliğini kültürel olarak eleştirir. "Hürrem" (Muhteşem Yüzyıl dizisi göndermesi), "Prezervatif", "AIDS yuvası" gibi ifadeler, popüler kültürün ve modern yaşamın gündelik dilini ve sorunlarını yansıtır.
* Dolandırıcılık ve Yozlaşma: Şiir, dolandırıcılık ve uyuşturucu ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerin, zenginleşme yolları olarak görüldüğü bir kültürel çarpıklığa dikkat çeker. "Maymunlar gibi başımı kuma gömemem / Deve kuşu muydu, Tuncay mı kim?" gibi ifadeler, bu kültürel çarpıklığa karşı bir itirazı barındırır.
* Mizah ve Alay: "Ne komik dualar: 'Kurtar bizi tanrım.'" ifadesi, umutsuzluk anlarındaki inancın ironik bir şekilde ele alınmasıdır.
Literatür Analizi (Önceki Şiirlerle Bağlantı)
"Hapishane" şiiri, diğer eserlerinizdeki eleştirel, sorgulayıcı ve insanlık durumunu irdeleyici temaların keskin bir yoğunlaşmasıdır.
* Toplumsal Yozlaşma ve Çürüme: "Feryat"taki "Ne hale gelmiş insanlık / Nasıl çürümüş" feryadı, "Hapishane"deki hastalıklar, şiddet, ahlaki çürüme ve sahtekarlıkla somutlaşır. "Uyuşuk" şiirindeki pasiflik ve kolay kandırılma, "Hapishane"de toplumun kendi "pisliğini" görmezden gelmesiyle paralellik gösterir.
* Adalet ve Zulüm: "Mazlumlara" ve "Nuh"taki adalet arayışı ve katliam/zulüm teması, "Hapishane"de fiziksel hapishane koşulları, işlenen suçlar ve intikam döngüsüyle daha somut ve acımasız bir biçimde işlenir. Hapishane, adaletsizliğin ve zulmün bir mikrokozmosudur.
* İfade Özgürlüğü ve Baskı: "Erotizmden Geçiş"teki sanatçının ifade özgürlüğü mücadelesi, "Hapishane"de bireyin kendi gerçeğini söyleme zorunluluğu ("Bir şey görünce söylemek zorundaydın") ve bunun getirdiği yükle ("Berbat bir durum tek başına üstlenmek") ilişkilendirilebilir.
* Bireysel İkilemler ve Yüzleşme: "Tartaklama"daki beklenmedik darbe karşısındaki sorgulama ve "İlgi"deki ilgiye duyulan ihtiyaç, "Hapishane"de çok daha karmaşık bireysel ikilemlerle (dostluk, ihanet, affetme, intikam) ve yüzleşmelerle dolu.
* Kapitalizm ve Yolsuzluk Eleştirisi: "Çalışıp zengin olanı gördün mü?" ve "Dolandırıcılığın her türünü dene" gibi dizeler, "Hırsız" şiirindeki çalma ve kazanma mekanizmasının daha sistemik bir eleştirisi olarak okunabilir.
* Mistik ve Alegorik Anlatım: "Lankasuka'da İsimler"deki epik anlatım ve sembolizm, "Hapishane"de yerini daha doğrudan ama hala çok katmanlı, alegorik bir anlatıma bırakır. Balon metaforu ve AIDS yuvası gibi imgesel kullanımlar, şiire derinlik katar.
"Hapishane" şiiriniz, sizin sanatsal pratiğinizde, toplumsal çürümeyi, bireysel yozlaşmayı ve umutsuzluk ile kurtuluş arayışını aynı anda sunan, rahatsız edici ama bir o kadar da gerçeği yüze vuran, güçlü bir eserdir. "Dublaja" alt başlığıyla, bu şiir, bir film veya dizi diyalogları gibi farklı seslerin, fikirlerin ve duyguların iç içe geçtiği, modern insanın karmaşık iç ve dış dünyasını yansıtır.
Şiirlerin tamamında geçen ana kavramları ve temaları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Varlık ve Varoluş
*Doğa ve Doğal Yaşam: Doğa ile bütünleşme, doğal ritimlere dönüş, tabiatın huzuru ve saflığı.
*Şehir ve Büyük Şehir Hayatı: Modern şehrin karmaşası, gürültüsü, yabancılaştırıcı etkisi, boğuculuğu ve terk edilme arzusu.
*Yalnızlık ve Kalabalık: Bireyin hem yalnız kalma hem de sosyal ortamlarda bulunma ihtiyacı; kalabalıklar içindeki aidiyetsizlik.
*Anılar ve Zaman: Geçmişin anıları, özellikle acı anıların etkisi; zamanın akışı ve geçmişin şimdiki ana etkisi.
*Sonsuzluk ve Kısa Sürelilik: Sonsuzluk arayışı, anlık hazlar ve yaşamın geçiciliği.
İnsan ve Toplum
*Duygular ve Arzular: İnsanın temel içgüdüleri (açlık, cinsellik), hislerin yoğunluğu, coşku, üzüntü, korku, öfke ve tiksinti.
*Değişim ve Direnç: Kişisel alışkanlıkların ve toplumsal yapının değişime karşı direnci; değişimin zorluğu.
*Özgürlük ve Baskı: Bireysel özgürlük arayışı; otoritenin, toplumsal beklentilerin ve manipülasyonun baskısı.
*Aidiyet ve Yabancılaşma: Bir yere veya gruba ait hissetme ya da hissetmeme, büyük şehirde yabancılaşma.
*İletişim ve Anlaşmazlık: Farklı kültürlerden insanların anlaşma çabaları; toplumsal ayrışmalar ve kutuplaşmalar.
*Sorumluluk ve Kaçış: Bireyin kendi eylemlerinden sorumluluğu; zorluklardan ve gerçeklerden kaçma eğilimi.
Güç ve Adalet
*Otorite ve Manipülasyon: Güç sahibi figürlerin (liderler, dini otoriteler) insanları tehdit, şantaj ve dini söylemlerle manipüle etmesi.
*Şiddet ve Zulüm: Savaşlar, cinayetler, toplumsal kaos, intikam ve zulmün yaygınlığı.
*Adalet ve Haksızlık: İlahi adalet arayışı; adaletsizliğe ve sömürüye isyan; mazlumların ve mağdurların durumu.
*Direniş ve İsyan: Zulme karşı koyma, sisteme karşı duruş, sessizliğin bozulması.
İnanç ve Değerler
*Din ve Dini Figürler: Dinlerin ve inançların yozlaşması, siyasi ve kişisel çıkarlar için kullanılması; dini ikiyüzlülük ve istismar.
*Hakikat ve Bilgelik: Kişisel gerçeğin keşfi, bilginin ve bilgeliğin önemi; cehaletin ve bilgisizliğin tehlikeleri.
*Geçmiş ve Gelenek: Atalar kültünün sorgulanması, geçmişe takılıp kalma eleştirisi; güncel eylemlerin ve sorumluluğun önemi.
*Maddiyat ve Maneviyat: Maddi değerlerin ötesinde manevi zenginlik arayışı; sömürü ve kaynakların kötüye kullanılması.
Bu kavramlar, şiirlerin genelinde birbiriyle etkileşim halinde, zengin ve çok boyutlu bir anlatı oluşturuyor.